Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sinirbilimci Andrew Huberman'ın da sıklıkla vurguladığı üzere akşam 22.00 ile sabaha karşı 04.00 arası ışığa maruz kalmak( buna tepeden gelen ışık ve güçlü gece lambaları da dahil) beyinde habenula dediğimiz bir yapıyı etkileyerek dopamin salgılanmasında önemli bir azalmaya neden olmaktadır. Bu azalmanın sadece o anlık olmadığını ödül devrelerimizi genel anlamda olumsuz etkilediğini de belirtelim. Kaliteli uykunun dopamin rezervleri açısından önemini hesaba kattığımızda bu konuda ne kadar erken harekete geçerseniz beyninize o denli iyilik yapmış olacağınızı unutmayın. Bozulan sisteminiz nedeniyle ilk başlarda zorlansanız da gerekirse her gece dakikalarca karanlığın gözünün içine bakın ama asla ve asla telefona elinizi sürmeyin.
Eğer hayatınızın bir döneminde gerçek anlamda zorlu bir deneyim yaşadıysanız( sınır ötesi askerlik, aşırı kötü koşullarda yaşamak, ciddi bir hastalık gibi) bu koşullar bitip de hayatınız normale döndüğünde inanılmaz bir aydınlanma yaşarsınız. Öncesinde çok fazla önemsemediğiniz şeylerin aslında ne kadar derin anlamlara sahip olduğunu fark edersiniz. Bankta arkadaşınızla yan yana oturmak, otobüsün orta kapısının açılırken çıkardığı ses, yağmurdan sonra ortaya çıkan koku. Eğer onları fark ederseniz hepsinin bir dopamin kaynağı olduğunu görebilirsiniz. Sanki uzun süre nefessiz kalmışsınız ve aldığınız ilk nefeste havanın bir tadı olduğunu hissetmiş gibi hayat denen mucizenin detaylarına büyük bir hayranlıkla bakarsınız. İşte bu hayranlıktır ilahi bir güce ya da doğaya içten şükran duymanızı sağlayan...
...biyolojimiz insanı yalnızlıktan çıkarmak ve bir topluluğa karıştırmak için yeterince işlevsel bir yöntem kullanır. Bunu da sosyalleşme ya da yardımlaşma sırasında her iki tarafı da ödüllendirerek yapar. Mesela A kişisi B kişisine bir hediye verdiğinde B kişisi mutlu olur. B ' de salgılanan dopamin sosyal bağ kurmayı çekici kılar. Ama biyolojimiz işini asla şansa bırakmaz. A kişisini de başkasına hediye verdiği için mutlu eder. Böylece ortada tek bir hediye olmasına rağmen sosyal bağı kuran her iki tarafı da dopamin ile ödüllendirir... "Sizde olmadığı halde başkalarına verebileceğiniz en büyük hediye mutluluktur." Birilerine yardım ettiğimizde ya da bir tanıdığımıza hediye verdiğimizde bu kadar iyi hissetmemizin altında sosyal bağlar ve ödül sistemimiz arasındaki yakın ilişki yatar. İyilik yapmak ve minnet duymak da çoğunlukla benzer yolaklar üzerinden etkisini gösterir.