Sefa

... bir fare, içinde normal su ve uyuşturucu madde katılmış su bulunan bir kafese konur. Araştırmacılar farenin hangi suyu daha çok tüketeceğini merak etmişlerdir. Sonuç bekledikleri gibi çıkmıştır. Fare dopamin salgısına neden olduğu için uyuşturuculu suyu tercih etmiş, sonunda da ilgili maddeye bağımlı olmuştur. Psikolog Bruce Alexander ise 1970'li yıllarda oldukça popüler olan bu deney yöntemiyle ilgili önemli bir detayı fark etmişti. Deneylerin hepsinde fare kafeste yalnızdı ve kafesin içerisinde dopamin kaynağı olabilecek başka hiçbir şey yoktu. Peki bu hayvana dopamin kaynağı olabilecek bir alternatif sunulsaydı fare yine de uyuşturuculu suyu tüketir miydi? Bunun üzerine içinde bir sürü oyuncak ve tünellerin olduğu büyük bir kafes tasarladı( fare parkı). Daha sonra 3-4 fareyi kafese aynı anda koydu. Sonuçlar ilginçti. Bu kafeste de yine iki çeşit su olmasına rağmen önceki deneylerin aksine ,bir arada yaşayan fareler uyuşturuculu suyu tercih etmemişlerdi. Yani hayvanlara alternatif bir dopamin kaynağı sunulduğunda bağımlı olmaktan kurtulmuşlardı. Buradaki alternatif dopamin kaynağı kafesin içindeki oyuncaklar ve diğer hayvanlarla kurulan sosyal bağlardan geliyordu.
Sayfa 114 - Elma Yayınevi 7.basım·Kitabı okudu
Reklam
Üzerinizdeki kıyafetten kullandığınız teknolojiye kadar insanlığın yüzlerce yıllık bir bilgi birikimiyle yaşıyor olsanız da sahip olduğunuz beyin ve fizyolojik alt yapınız ilkel insanınkiyle hemen hemen aynı yapıdadır. Doğal olarak yaşam koşullarınız ne kadar iyi olursa olsun, beyniniz açısından en temel dopamin kaynağı sosyal bağlar ve birliktelik olmak zorundadır. Günümüzde yapılan birçok araştırma yalnızlığın ya da yanlış bir insanla olmanın kalp damar sisteminden tutun hücresel düzeyde gerçekleşen olaylara kadar birçok noktada olumsuz etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Hatta 85 yıllık araştırmanın sonuçları da benzer bir bulguya sahiptir. Buna göre "yalnızlık" sağlığımız açısından sigara ve alkol kadar tehlikeli gözükmektedir.
Sayfa 113 - Elma Yayınevi 7.basım·Kitabı okudu
Araştırmanın ana sonucuna göre aile ve arkadaşlarla kurulan güçlü sosyal bağlar hem daha mutlu hem de daha uzun yaşamamıza katkı sağlamaktadır... Mesela ilgili araştırmada gönüllülerin 50 yaşında yapılan ölçümlerinde içinde bulundukları ilişki kalitesinin, fiziksel sağlıklarını etkilemede kolesterol seviyelerinden bile daha güçlü olduğu gösterilmiş. Yani yeri geldiğinde yanlış yapılmış bir evlilik, damarlarınızın tıkanıklık seviyesinden çok daha tehlikeli bir sorun olabilir. Zaten sonrasında yapılan analizlerde de 50 yaşında ilişkilerinden en çok memnuniyet duyanların, 80 yaşına geldiklerinde de en sağlıklı olan kişiler olduğu gösterilmiş.
Sayfa 112 - Elma Yayınevi 7.basım·Kitabı okudu
Aslında başarı- ödül ilişkisinde en riskli grup kim biliyor musunuz? Çocuklar. Çünkü bazı ebeveynler gerçekten delirmiş durumda. Çocuklarının en küçük başarısına bile 1000 yılda görülen bir doğa olayı gibi yaklaşanlardan tutun, biz yapamadık bari çocuğumuz yapsın diyenlere kadar çocuklarına iyilik yaptığını sanan çok fazla ebeveyn var. Oysa bu iyi niyetli yaklaşımları çocuklarının dopaminerjik sistemine zarar verebilir. Günümüz çocuklarında en sık görülen sorunlardan biri dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur. Her ne kadar bu kitabın konusu olmasa da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun dopaminerjik yolaklarda yaşanan sorunlardan kaynaklandığını belirtelim. Zaten bu nedenle tedavide dopamin salgılanması üzerinde etkili olan ilaçlar kullanılmaktadır. Günümüz şartlarının çocuklarımızın ödül merkezleri açısından ne kadar riskli olduğunu düşündüğümüzde, ailelerin hem kendi davranışlarına hem de çevre koşullara fazladan bir hassasiyet göstermesi kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.
Sayfa 100 - Elma Yayınevi 7.basım·Kitabı okudu
İnsanlarda yapılan bir beyin görüntülemesi çalışmasında ödül "beklenmedik" olduğunda dopaminin etkisinin çok daha güçlü bir şekilde ortaya çıktığı gösterilmiştir. Üstelik bu sırada farklı beyin bölgelerinde de birtakım aktiviteler ortaya çıkmıştır. Aslına bakarsanız kumar ve şans oyunlarıyla ilgili bağımlılığın bu kadar güçlü olmasının altında da benzer bir mekanizma yatar. Ödül kesin olmadığı için ulaşıldığında etkisi daha büyük olur. İşte kumarhanelerde makinelerin kollarını çekip duran kişileri adeta bir zombiye dönüştüren bu dopamine duyulan özlemdir.
Sayfa 99 - Elma Yayınevi 7.basım·Kitabı okudu
Reklam