Böyledir akşamları İstanbul 'un
Bir efkâr basar içini çoğu zaman
Çaresizliğin, yalnızlığın aklına gelir
Hatıralar kayıp gider avuçlarından
İçinde mevsimler değişir, aynalar kırılır
Uzaklarda bir çocuk ağlar durmadan
Evler, apartmanlar üstüne yıkılır
Nereye baksan o eski deniz, o köhne liman
Nasıl bir bütünüm seninle kimse bilmez
Ellerin tamamlar ellerimin eksiğini
Bir ışık düşer yalnızlığıma gözlerinden
Gökyüzü yıldız yıldız anlatır geldiğini
Dün kopan bir yapraktı, düşen kuru bir daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak! Yanan avuçlarında
Dün gitmiş, yarın yok, bize bir bugün kaldı
Sevdiğin mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler
Garip akşamlarda yaşadığını anlarsın
Çevrende kim varsa konuşur durmadan
Sen hep bir heykel asaletiyle susarsın
Erişilmez bir gururla gizler yaşlarını
Gözlerin uzak bir noktaya dalar da
O inanmayan halinle baktığın zaman
Kendin bile yabancısın kendine aynalarda
Çoğu zaman hüzün bulutları dolaşır yüzünde
Anlatır yalnızlığını mağrur kirpiklerin
Bu almaya alışkın dünyada fidan boylum
Bir dünya yaratmaya yeterdi verdiklerin