Bütün bunlar, yapılan kötülüklerin sorumluluğunu çok fazla kişinin üzerine yükleyen ve bu sayede insanların davranışlarının ne kadar kendi doğalarına aykırı olduğunu hissetmemelerini sağlayan toplum ve hükümet denen makinenin yarattığı görev duygusu sayesinde yapılmaktadır. Birileri yasaları çıkarır; diğerleri onları uygular; birileri insanları disiplinle katılaştırır, yani düşünmeden itaate yönlendirir; diğerleri, yani bu katılaşmış itaatkarlar da adeta birer baskı aracına dönüşerek hangi amaç uğruna ve hangi nedenle yaptıklarını bilmeden hemcinslerini öldürür. Ama bir kişinin kendi doğasına neyin aykırı olduğunu anlaması için bu karmaşık ağdan kendini bir an için kurtarması
yeterlidir.