Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sizi kabul eden ülkeye karşı olan duygularınız da daha az karışık değildir. Oraya gelmenizin nedeni orada kendiniz ve yakınlarınız için daha iyi bir hayat umut ettiğiniz içindir; ama bu umuda korku da eklenir: reddedilmekten, hor görülmekten korkulur, küçümseme, alay ya da merhamet ifade eden her davranışa karşı tetiktesinizdir.
İnsan sığınmacı olmadan önce göçmen olur; bir ülkeye gelmeden önce başka bir ülkeyi terk etmek zorunda kalmışsınızdır ve bir insanın terk ettiği yurduna karşı olan duyguları asla basite alınamaz.
Gidilmişse reddettiğiniz şeyler -baskı, can güvenliği yokluğu, yoksulluk, gelecek endişesi- olduğu içindir. Ama bu reddediş sıklıkla bir suçluluk duygusuyla atbaşı gider.
Eğer geçerli tek bir kimlik söz konusuysa, mutlaka bir seçim yapması gerekiyorsa, GÖÇMEN kendini parçalanmış, bölünmüş, ya doğduğu ülkeye ya da onu kabul eden ülkeye ihanete mahkum eden bir halde bulur; kaçınılmaz olarak bir buruklukla, öfkeyle yaşayacağı bir ihanet.