Sadako, akşam saatlerinde başlayıp yarım saat içerisinde okuduğum uzun hikâye tadında bir kitaptı. Gerek kitabın konusunum gerçekte yaşanmış bir olaydan alınması gerekse yazarın Japonya ve bu kitap için çabası okuru kendisine çekiyor. Şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında ağladığım nadir kitaplardan biriydi ve beni en çok etkileyen kitaptı.
Sadako'nun çok hasta olmasına rağmen metanetli davranışı, dik duruşu, sürekli ailesini düşünmesi ve cesareti unutulmayacak türdendi. Sadako'nun ölümünden sonra adına yapılan heykel ve onun tamamlamaya ömrünün yetmediği bin turna kuşunun sınıf arkadaşları tarafından tamamlanması Japon halkının samimiyetini ve sadakatini gözler önüne serdi.
Savaşın üzerinden yıllar geçmesine rağmen etkisinin geçmediği ve Sadako gibi yüzlerce çocuk ve yetişkinin hayatını kaybettiğini bilmek ayrıca acı verici.
Kağıttan bin turna kuşu efsanesinin binlerce çocuk için gerçek olması dileğiyle...