Sena K

Eşcinsellik 1973 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği Ruhsal Bozuklukların Tanı ve İstatistiksel El Kitabı-IV (DSM 4) kapsamında ve 1992 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Uluslararası Hastalık Sınıflandırması (ICD) kapsamında ruhsal hastalık sınıflandırılmasından çıkartılmıştır.
Sayfa 36 - On İki Levha Yayınları 1.Baskı·Kitabı okudu
Reklam
Evlilik hakkı, kimliğinin bir parçası olan cinselliğini sadece özel yaşamın mahrem alanında yaşamaya mahkum edilen eşcinsel bireylerin için "sınırlı" özgürlüğe bir itirazı ve toplumun kamusal görünürlüğe sahip meşru bir parçası olma talebini içermektedir.
Sayfa 26 - On İki Levha Yayınları 1.Baskı·Kitabı okudu
Evlilik bir ilişkiyi diğerlerinden ayırarak adeta işaretlemekte, onun resmi ve sosyal olarak tanınmasını sağlamaktadır. Bu tanınma hali evliliği toplumda kabul görmenin bir yolu haline getirmektedir. Nikâhlar kurulan ilişkiden duyulan gururun beyan edilmesi ile karakterize edebilecek derin psikolojik anlamları için de barındıran türde umumi sosyal etkinliklerdir." Evlenmekle bireyler, istikrar ve düzen için müşterek bir niyeti paylaşan ve toplumsal destek gören kişisel bir bağlılık beyanında bulunurken aynı zamanda ilişkileri- nin toplum hayatındaki yerini tanımlayan kamusal bir beyanda da bulunmaktadır.
Sayfa 25 - On İki Levha Yayınları 1.Baskı·Kitabı okudu
Evlilik kurumu o kadar yaygın ve olağan bir hale gelmiştir ki artık tehlikeli bir görünmezlik maskesi takmaktadır. Kamusal ve özel hayatımızı şekillendiren ve cinsellik anlayışımıza damga vuran evliliği birçoğumuz mevcut şekliyle hep var olmuş ve hep var olacakmışcasına sorgulamadan kabul etmek eğilimindeyizdir. Bu eğilim, lgbti bireylerin dışlanmasına, homofobik nefret suçlarının ve kadına karşı şiddetin artmasına ve görülmez kılınmasına, aile içi istismar ve cinsel saldırı vakalarının tabu haline gelmesine, mağdurların sessizleştirilmesine, evlilik dışı cinsel ilişkilerin damgalanmasına, toplumda bir utanç ve ayıplama kültürü yaratılmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerle mevcut evlilik anlayışının sorgulanması ve bir hak olarak insan hakları hukukunun konusu olan evlilik kavramının yeniden düşünülmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Sayfa 17 - On İki Levha Yayınları 1.Baskı·Kitabı okudu
Aynı cinsten kişilerin birlikteliklerini evlilik çatısı altında tanımak istemeyen kanun koyucular toplumun birliktelikleri kabul derecesine göre bir tutum sergilemiştir. Geleneksel yapıdaki devletler bu ilişkileri bir hukuki statü tanımayı külliyen reddetmiştir. Diğer bazı devletler ise şekli açıdan farklı olsa da eşler arasında bir yaşam ortaklığı kurma bakımından evliliğe fazlasıyla yakın olan kayıtlı birliktelik (registered partnership) ve medeni birliktelik (unregistered cohabitation) statülerini düzenleyerek eşcinsel çiftlerin "eşit ama ayrı" bir şekilde ilişkilerini resmileştirmelerine izin vermiştir.
Sayfa 16 - On İki Levha Yayınları 1.Baskı·Kitabı okudu
Reklam