Sena

İslam’ı kavramak derken, belki her şeyden önce onun bir zihin fantezisi değil, yaşanabilir bir hayat tarzı olduğunu anlamak gerekiyor. İslam’ı yaşama çabasının bulunmadığı bir yerde, ona layık olunmayacağı ve İslam’ın daima ütopya olarak algılanacağı,söylenmeden de bilinebilecek bir gerçeklik olmalıdır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günümüz Müslümanında, teslimiyetteki hasbilik bir ölçüde ortadan kalkmıştır. O, İslam’ı yalnız ona teslim olmaktan ibaret bir vetire olarak görmüyor sanki: teslim olmakla birlikte, bazı beklentiler de aranıyor.
Müslümanları, öteki din mensuplarından ayıran temel nitelikleri var elbet. Bunların en önemlilerinden biri, Müslümanın her amelini, her davranışını, “Allah rızası” için ifa etmesi gerçeğidir.
İslam’ın hükümlerini, mizaçlarımızın veya kendi eğitimimizden gelen anlayışımızın kurbanı haline getirmekten sakınabilmek için, gene onun hükümlerine başvurma konusunda titiz olmak gerekiyor.
“Istıraptan belin büküldüğünde, dünyanın üzerine ebedi bir gece çöksün istediğinde, yağmurun ardından ışıldayan yeşilliği düşün, düşün bir çocuğun uykudan uyanışını .”