Sena

Bosna’nın uğradığı barbar saldırısı karşısında tek başına bir insanın da ahlakı sonuna kadar tutabileceğinin eşsiz örneğini sunan, çağımızın bilge önderi Aliya İzzetbegoviç, savaşın en yoğun zamanında askerlerine şöyle hitap ediyordu: Görüyorsunuz, Allah karşımıza acı veren bir imtihan çıkarmıştır. Boğazlandık, kadın ve çocuklarımız öldürüldü, camilerimiz yıkıldı. Ama biz kadın ve çocukları öldürmeyeceğiz, kiliseleri yakmayacağız. Bunu yapmayacağız, çünkü bu bizim yolumuz değil. Biz muzaffer olacağız, çünkü biz başkalarının dinine, milliyetine ve farklı kanaatlere saygı gösteriyoruz ve çünkü bu zor durumumuzda bile temiz insanlar olmaya çabalıyoruz. Ve başkalarının ibadethanelerini yıkmak bize her harikarda yasaklanmıştır. Bir Fransız Vatandaşı olmasına rağmen Cezayirli direnişçiler ile Fransız işgaline karşı savaşan psikiyatrist Frantz Fanon da, Ölümünden kısa bir süre önce şöyle yazmıştı: “Size söylemek istediğim, ölümün her zaman bizimle, hep yanıbaşımızda olduğudur. Önemli olan, ondan ne zaman kaçıp kurtulacağımız değil; inandığımız fikirler için elimizden gelenin azamîsini yapıp yapmadığımızır... Eğer en başta bir amacın hizmetkarı değilsek, hakkın, adalet ve özgürlüğün sevdalısı değilsek, yeryüzünde bir hiçiz demektir.”
Sayfa 99·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Eğer arzularımızla taleplerimizi kesin biçimde sınırlamayı, çıkarlarımızı ahlaki ölçütlere tâbi kılmayı öğrenmezsek, insan doğasının en kötü yanları dişlerini gösterirken, bizler, yani insanlık, paramparça olup gideceğiz.” Aleksandr Soljenitsin “Bir kişilik, benlikten daha yüksek değerlere yönelmemişse, kaçınılmaz olarak yozlaşma ve çürüme başgösterir.” Rus filozofu Nikolay Loski
Gelişmek, bir kitaba sığdırılmış sloganları ezberlemekle olmaz; hayatın duvarlarına çarpa çarpa, yaşayarak, tecrübe ederek, yaşadıklarından öğrenerek gerçekleşir. Mevlana’nın, Yunus’un yüzyıllardır birer ırmak gibi suladığı bu toprakların insanı, kişisel gelişimi için yüzeysel kitapları rehber edinmemeli.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Oysa aşığın feryadı susuşunu da gizlidir. “Ancak söylenemeyen aşk aşktır.” Diye yazmıştı Blake. O, Asırlar öncesinden seslenen Mevlânâ’yı yankılar gibiydi: “Dil, kelimeler pek çok şeyi açıklar; ama aşk, üzerine kelimeler düşmediğinde daha berraktır.” Modern dünya, her türlü Tasallût aletiyle suskun aşıkları bertaraf ediyor. Sessizlik bütün asaletiyle hayatımızın her cephesinden geri çekiliyor...
Sayfa 77·Kitabı okudu
Fikirsiz adamlar hikayesiz adamlardır; zaplarsanız yok olurlar. Televizyon yoksulları hikayesiz bırakıyor... Kahramanlar kayıplara karıştı. İçinde yaşadığımız toplumda Köroğlu’nun mertliği enayilik, Yunus’un pîrinden buğday yerine himmet dilemesi ise saflık... Ve artık kimse bir sokakta veya bir çeşme başında bir kalp daralmasında yahut bir sıkışma anında Hızır’ı görmüyor...