"Bu dünyada gençlik ve güzelliğin bir anlamı yoktu; birbirinin tıpatıp eşi, ruhları görünmez olmuş bedenlerle dolu uçsuz bucaksız bir toplama kampından başka bir şey değildi yaşadığımız dünya."
- Milan KUNDERA - " Var Olmanın
Dayanılmaz Hafifliği" Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Brezilyalı Jose Mauro de Vasconcelos’un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı’nı, Türkiye’de yediden yetmişe herkes yıllardır severek okuyor. Romanın kahramanı olan küçük Zeze, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerinde yer etmeyi becermiş sevgili bir çocuktur. Şeker Portakalı’nın ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım’da sevgili Zeze biraz daha büyümüştür.
Küçüklüğündeki biricik dostu Şeker Portakalı fidanı yoktur artık. Onun yerini yeni bir dost almıştır: yüreğinde yer eden sevgili bir kurbağa’dır bu yeni dost. Dizinin üçüncü kitabı olan Delifişek’te ise Zeze’yi daha da büyümüş bulacaksınız. Yeniyetmelikten çıkmakta, tam bir delikanlı olmaktadır. Yaşamın katı gerçekleriyle yüzyüzedir artık. Haklarını arayan, özgürlüğünü yaratmaya çalışan biridir Zeze.
Öyle olur olmadık insanları kalp kafesine kilitleme. Kimse seni özgürlüğünden vazgeçecek kadar sevemez, sen bile... Aşk dediğin; bir kuşun mevsimlik göçüne benzer. Gideceği yer de bellidir, geldiği yer de.... Bu yüzden hiçbir aşkı ömürlük düşünme. Sadece doğru mevsimi, doğru insanla yaşa. Yoksa yazık edersin gözündeki yaşa...