"Sabah sabah insanını denedim dünyanın Cimrilikle dolu deriler yürüyordu
Başka bir şey göremedim
Sonra kanaat kınından bir kılıç çektim Keskin tarafıyla onlardan Ümitlerimi kestim"
Siz gerçekten yaradanla hiç konuşmuyorsunuz!
Seslerin duaya dönüştüğü bir seyrü seferden haberiniz
yok. Küçük itiraflarda bulunmuyorsunuz O'na. Günah-
larınızı tutup getirmiyorsunuz huzuruna. Keskin, samimi
ve yalın değil dilinize gelen, avuçlarınıza biriken dualar.
Yalnız soğuk tekerlemeler ve otomatik formüller var dili-
nizde. O'ndan istemeyi bilmiyorsunuz. O'nu yaşamayı
dillendiremiyorsunuz.