Kim bir, şu genç kadın kimin, hangi babayla hangi ananın nazlı bir kızıdır? Pek küçükken evlenmiş olacak… Belki on beş on altı yaşında… Tutmuşlar bilmediği bir adama verirermişler, “Senin her şeyin işte bu adamdır,” demişler. Sonra ana baba ortadan kalkmış, dünyada bu adamdan başka kimse kalmamış. Bir ay ya mesut olmuş ya olmamış…
Onun alemi işte şu yavaş yavaş açılan beyninin içinde mai bir sema, o mai semanın içinde birçok gülümseyen ümit yıldızlardan ibaretti. Orada da bir elmas yağmuru…