Televizyon açık. TRT 2 de Bob Ross u veyahut İyi Kötü Çirkini izliyor abim. Ahşap pencereden perdeyi aralıyorum,her yer bembeyaz ışıl ışıl. Plastik pencereler gibi değil ahşap. Dokununca bile ısıtıyor insanı, rahatlatıyor.
Kapıyı açtığınız da sol da küçük bir süs havuzu, etrafı türlü yeşillikler. İçine kagittan gemiler atıp bırakmışız. Taşlarla döşeli dar yolu beş altı adımda alınca üç katlı, ahşap verandalı,dantel perdeli ve pencereleri ağaçların dalları ile bezenmiş kireç boyalı ev karşıdan gülümsüyor size.
Ne zamandır gitmek istediğim yollar, yaşamak istediğim öyküler var. Planlı yolculuklar değil,öyle navigasyon tarifi ile alınan kilometreler hiç değil. Daha çok "Kafa nereye biz oraya yolculuklar" benimkisi.