Ama burada yeni bir öykü başlıyor. Bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin, yeni bir hayat bulmasının, bir dünyadan başka bir dünyaya geçmesinin, hiç bilmediği yepyeni bir gerçekle tanışmasının öyküsü… Ve bu öykü yeni bir kitabın konusu olabilir. Bizim şimdiki öykümüzse burada bitiyor.
Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz.
İnsan soylu olmaya görsün, gerisi yetenekle, bilgiyle, akılla, dehayla kendiliğinden geliyor! Şapka örneğin… Ne demektir şapka? Ben gidip şapkayı Zimmerman'dan satın alabilirim, değil mi? Ama, ya şapkanın altında duran şeyi? İşte onu hiçbir yerden satın alamam!
"Başkalarının zavallılığına bakıp, kendi haline şükredenlerden tiksiniyorum." Bu cümle, insanın karanlık taraflarına ışık tutan bir ayna gibidir. İlk bakışta masum görünen bir "şükretme" eyleminin içine gizlenmiş bir erozyonu, bir ahlaki çürümeyi ifşa eder.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Mutena Yayınları · 2015194,4bin okunma