Her ne kadar durumumdan haberdar
olan sağduyulu kimselerin takdirini kazanıp bu sayede büyük itibar görmüş olsam da benim için dayanması pek de kolay olmadı.
Elbette bu durum gönül verdiğim kadının zalimliğinden değil, ele avuca pek sığmayan, zihnimi mesken tutmuş tutkunun ateşinden-di ve bana adamakıllı rahat bir nefes aldırtmayan bu tutku yüzünden, çoğu zaman hiç gereği yokken sıkıntı basardı içimi.
Eğer bu kimselerin içinde teselliye ihtiyaç duymuş, teselliden medet ummuş ya da bu sayede huzur bulmuş biri varsa, o benim; çünkü gençliğimin başından şu ana değin, son derece yüce ve asil bir aşkın, tabiri caizse benim gibi düşük mertebeden birine
göre haddinden yüce, haddinden soylu diyebileceğim bir aşkın muazzam yangınındayım.
Acı çekenlere merhamet etmek insanlıktır, herkese yaraşır; vaktiyle teselliye muhtaç olmuş ve bunu başkalarında bulmuş olanların ise boynunun borcudur.
"Büyük adamlar emir almaz, emirleri değiştirir. Sonny Forelli onu bir piyon gibi ileri sürdüğünü düşünüyordu; Tommy ise o piyonla Forelli imparatorluğuna şah mat çekti."
Tommy Vercetti tam anlamıyla bir "görev adamı" ve sert bir sokak pragmatistiydi; yani öyle klasik manada bir zampara, çapkın ya da kadın peşinde koşan bir karakter değildi.
Vice City'nin o neon ışıklı, eğlenceli ve yozlaşmış 80'ler Miami atmosferine rağmen, Tommy'nin odaklandığı tek bir şey vardı: Para, güç ve kendi imparatorluğunu kurmak.