"İnsan, hayvanların en zalimidir. Trajedilerden, boğa güreşlerinden ve çarmıha germelerden şimdiye dek en çok o hoşlanmıştır; cehennemi kendine yarattığında, bak işte, bu onun yeryüzündeki cennetiydi.
Büyük insan küçükken de - 'pek insancaydı' bana göre! En iyinin bile pek küçük olduğunu gördüm! İnsandan bıkmamın nedeni buydu işte! Ve en küçüğün bile sonsuza dek geri dönecek olması! —
Ah, insan! İnsan hep geri dönüyor! En küçük insan bile geri dönüyor!"
Her ne kadar durumumdan haberdar
olan sağduyulu kimselerin takdirini kazanıp bu sayede büyük itibar görmüş olsam da benim için dayanması pek de kolay olmadı.
Elbette bu durum gönül verdiğim kadının zalimliğinden değil, ele avuca pek sığmayan, zihnimi mesken tutmuş tutkunun ateşinden-di ve bana adamakıllı rahat bir nefes aldırtmayan bu tutku yüzünden, çoğu zaman hiç gereği yokken sıkıntı basardı içimi.
Eğer bu kimselerin içinde teselliye ihtiyaç duymuş, teselliden medet ummuş ya da bu sayede huzur bulmuş biri varsa, o benim; çünkü gençliğimin başından şu ana değin, son derece yüce ve asil bir aşkın, tabiri caizse benim gibi düşük mertebeden birine
göre haddinden yüce, haddinden soylu diyebileceğim bir aşkın muazzam yangınındayım.
Acı çekenlere merhamet etmek insanlıktır, herkese yaraşır; vaktiyle teselliye muhtaç olmuş ve bunu başkalarında bulmuş olanların ise boynunun borcudur.