Senem

Yürümenin hala sadece yoksulların, berduşların, haydutların ve seyyar satıcıların işi olduğu bir dönemde, yürümenin doğayla birlik kurmayı, bedenini tatmin etmeyi, manzara karşısında tefekküre dalmayı sağlayan şiirsel bir eylem olduğunu idrak eden ilk kişi Wordsworth’tür.
Sayfa 178·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yıkım bir karşı çıkma meselesi değil savuşturma, yön değiştirme, abartılı bir şekilde değişme, sakince kabul etme ve oyalanmadan yola devam etme meselesidir.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Amerika yerlileri, toprağı kutsal bir enerji kaynağı olarak görürlerdi. Toprağa uzanmak huzuru getirir, kabile toplantılarında üstüne oturmak daha bilge kılar, kendini onun gibi çekimine teslim ederek yürümek kuvvet ve dayanıklılık kazandırırdı. Toprak ebedi bir güç membasıydı, çünkü o gerçek anamızdı, bizi besler ve ayrıca bağrında atalarımızı saklardı. Tabiatta dönüşüm onda gerçekleşirdi. Bu yüzden Amerika yerlileri, ellerini gökyüzüne uzatıp yıldızlardaki tanrılardan yardım dilemek yerine, toprakta yalınayak yürümeyi tercih ederdi.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Thoreau için yürümek kendini bulmak değil, kendine yeniden şekil vermek için imkan yaratmaktır.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Thoreau Söz konusu olanın aynı zamanda kendi gerçekliği olduğunda ısrar eder hep. Çünkü insan bu şekilde doğada değil, doğal hisseder.
Sayfa 90·Kitabı okudu