Derken, o uzun akşamüstü yürüyüşlerinde, unutulmuş anılar bir bir bilince çıkar, eski arkadaşları gibi selamlar onları Rousseau. Nihayet bu anıları hoş görmektedir; hatırlamak artık hiçbir yaranın kabuğunu kaldırmamakta veya kayıp bir mutluluğun ruhu yoran hasretini uyandırmamaktadır.