Geleceğin yerini, içini kemiren bir aciliyet duygusu aldı. Yaşlandıkça hafızasının, küçük bir kız çocuğu olarak hayatının ilk yıllarındaki o bulutsu ve dilsiz, sonradan hiçbir şeyi hatırlamayacağı haline dönmesinden korkuyor.
İleriki yıllarda, cumhurbaşkanlığı seçiminden geriye sadece birinci tur gününü, 21 Nisan’ı hatırlayacaktık, yüzde 80’lik sonuçla zoraki yapılan ikinci tur hükümsüzdü sanki. Oy vermek hala mümkün müydü?
Kimi duygular tedavülden kalkıyordu, hissedilmiyorlardı artık, yurtseverlik, şeref gibi geri zamanlara ve istismara uğramış toplumlara has kabul edilen duyguları hissetmek saçma geliyordu. Dillerden düşürülmeyen “utanç”, eski anlamını taşımıyordu artık, geçici bir rahatsızlık, egonun anlık incinmesinden ibaretti.