Zaman zaman, o ana kadar öğrendiği onca şeyin yükü altında bunaltı hissediyor. Bedeni genç, zihni yaşlı. Günlüğüne, “her yola gelen fikirlerle, teorilerle tıka basa dolduğunu”, “ilk saflığa dönme” arzusuyla “yeni bir dil arayışında” olduğunu, bilinmeyen bir dilde yazmanın hayalini kurduğunu yazmış.