Kimi insanların, biz diğerlerinin acı verici şüpheler ve ardı arkası kesilmez denemelerle ulaşmak durumunda olduğu en derin kavrayışları kendi duygularının girdabından hiç de çaba göstermeden çekip çıkarma becerisine sahip olduklarını fark ettiğinde, insanın iç geçirmeye pekâlâ hakkı vardır.
Günümüz uygarlığının içinde bulunduğu duruma, mutluluk verici bir yaşam düzeni talebimizi yerine getirmekte ne denli yetersiz kaldığı, belki de önlenebilecek ne çok acıya izin verdiği şeklinde haklı olarak karşı çıkıyorsak, yetersizliğinin köklerini acımasız bir eleştiri ile ortaya koymaya çabalıyorsak, bu yaptığımız uygarlık düşmanlığı değil, en doğal hakkımızı kullanmaktır.
Benin kendini içeriden gelen keyifsiz uyarımlara karşı savunmak için kullandığı yöntemlerin, dışarıdan gelen keyifsizliğe karşı kullandıklarından farklı olmaması ciddi patolojik bozuklukların çıkış noktasıdır.