Halide Edip’in bu kitabını lisede okuduğumu hatırlıyorum, şimdiki bilgimle bir kez daha okuyacak olma düşüncesi beni heyecanlandırdı , ancak dili sade olmasına rağmen betimlemelerin çok fazla olması dolayısıyla beni okurken bir miktar zorladı en başlarda. Açıkçası biraz da öz eleştiri yapmak gerekirse , belki daha fazla akıcı romanlar okumaya alışkın olduğum için tarihi bir roman benim için zorlayıcı gelmiş olabilir :)
Kitapta Ayşe’ye hayran kaldım, o soğuk kanlılığı, güçlü oluşu ve bağımsızlık arzusu ve kendisinin bu uğurda her şeyi feda edebiliyor olmasından çok etkilendim. İlerleyen son sayfalar yani kurtuluş savaşı dönemine geldiğimde çok akıcı devam etti kitap ; çok heyecanlıydı, her bir satırın tüylerimi diken diken ettiği yerler, gözlerimin buğulandığı yerler oldu. İhsan karakterini çok sevdim, Peyami de aynı şekilde. Kitabın sonunda bunların hepsinin bir kabus olması bana, her bir karakterin aslında temsil ettiği bir şey olduğunu düşündürdü. Ayşe kesinlikle VATAN’dı Vatan için verilen mücadele, Vatanı almanın (Ayşe’ye kavuşmak) bir aşk ve tutku olduğu gerçeği. Her bir askerin yaralarını saran şeyin Vatandaki sıcaklık ve şefkat o iyileştirici güç… Gerçekten çok güzel ifade edilmiş, güçlü bir dil ve benzetmeler kullanılmış diye düşünerek kitabı kapattıktan sonra üzerine epey düşündüğüm ve muhtemel düşünmeye devam edeceğim bir kitap