"O gece... Bana geldiğin gece... Ayakların ayaklarımın üzerindeyken usulca yükselip öptün ya beni... Her şey o zaman yerli yerine oturdu. İçimden dedim ki, demek ki böyle bir şey sonsuzluk dedikleri... Dünyevi zaman kavramıyla birkaç saniyeydi, ama benim için içinden çıkılmaz bir zaman kapsülü gibi."
Dünyadaki tüm gerçek aşklar, bir şekerin içine karamel olarak dolmuş da benim dilime konmuş gibiydi. Ve Ali'nin beni ısıtmasıyla o karamel, eriyip kalbime akmış...
Çocukluğunuzun perdesi, kalbinin odacıklarının tam önüne çekilmiş... Ben onun açılmasını bekleyeceğim. O gün, gerçek aşkın çok farklı bir şey olduğunu anlayacaksın.
Çünkü üzüm tadındaki tatlı arafımızda, biraz olsun onun gülüşündeki sıcaklıkta, kalbimdeki patlayan şekerlerin erimesine ve beni daha iyi birine dönüştürmesine izin vermem gerekti.