Serap Akman

Puan vermedi·288 syf.··
2024 11. kitabı
Hem fakirsin,hem çirkinsin,hem siyahsin hem de kadınsın. Üstelik Amerikada ırkçılığın tavan yaptığı, her çeşit köleliğin yaygın olduğu, kadının adinin olmadığı yillarda.. Celie,kaç sifır yenik başlamıştir hayata? Tanrı'ya mektuplar yazıyor. Çünkü yaşadıklarını konuşamıyor, anlatamıyor,sadece yazabiliyor. Kitabın daha ilk sayfasında tokat yemiş gibi oluyorsunuz. Anne hasta. Annenin yapamadığını sen yapacaksın diyor baba.2 defa hamile kalıyor babasından. Ve bebeklerini de başkasına veriliyor. Anne öldükten sonra baba,bu sefer kızkardeşine goz koyuyor.Celie'yi ise cok çocuklu, karisi yeni ölmüş bir adama satıyor. 14 yaşındayken Adını bilmiyor evlendiği adamın.Bay....diye hitap ediyor. Bir sürü çocuğa annelik, kocasına karılık, evde ve tarlada hizmetcilik yapıyor. Bu adamın aklı ise ,zamaninda babasinin ,şarkıcı ve özgür ruhlu bir kadın olduğu için evlenmesine izin vermediği ilk sevgilisinde. Celie"yi dövüyor.O'nu ,O şarkıcı kadın olmadığı için dövüyor hem de. Sonra, babasının tacizlerine dayanamayan kizkardesi Neitty geliyor yanina.Ama Bay ..,Onu taciz ediyor.İtiraz edince de evden atıyor. Kizkardesi bilinmezlige doğru gidiyor. Yazacağım sana diyor,her gün yazacağım. Her gün mektup bekliyor Celie . Ama posta kutusuna bakmasını yasaklıyor kocası. O da korkuyor, siniyor,uyuyor tüm yasaklara. Tanri'yi bile erkek ,hatta beyaz bir erkek olarak tasavvur ediyor.Ona yardım etmediği için uzaklaşıyor Kocası, ilk sevgilisi olan şarkıcı kadıni eve getiriyor bir gün. Ve O kadın sayesinde önce cinsel sonra kadın kimliğini keşfediyor. Gülmekten utanmamasi gerektiğini öğreniyor. Sonra, O ve hikayedeki tüm kadinlar bir şekilde kenetleniyorlar birbirlerine. Diğer yandan Afrika'daki köleleştirmenin, toprakların nasıl ele geçirildiğinin, neden beyaz adamlara karşı
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,078 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 14:18
Az bilindiğini düşündüğüm ve ama nedenine anlam veremediğim muhteşem bir kitap.Bu kitabı keşfedip okuduğum için kendimi şanslı ve gururlu hissediyorum. Toplumcu gerçekçi roman sever misiniz?Tek kelime ile bayılırım.Derdi olan,söyleyecek şeyi çok olan,bana yeni bakış açıları kazandıran ve bilgilendiren kitaplar tercihim olmustur hep. Bu kitap bu türün en güzel örneklerinden.Tam anlamıyla bir devrim ve devrimcilerin romanı. Ama öyle yanlı, siyasi propaganda ya da ideoloji dayatan bir kitap değil kesinlikle. Kitap,ilk başlarında biraz Monte Kristo Kontu'nun hikayesini hatırlatıyor ama sonra farklı yerlere evriliyor. Katolik bir din adamı olarak ogrenim görmek için Italya'da ruhban okuluna giden Arthur isimli koyu dindar bir genc,hayranlık duyduğu, hocası sayılabilecek Peder tarafından hayal kırıklığına uğrar,sevdiği kızdan ummadığı bir tepki görür. Ve yasadigi travmalardan uzaklasmak için, kendine intihar süsü vererek kayıplara karışır. Yıllar sonra ise dini reddetmis, devrimci, siyasetçi ama devrimciliğini fikirleriyle, sorgulamalariyla, eleştirileri ile yani kalemi ile yapan "Atsineği"lakapli bir gazeteci olarak geri döner. Ama sadece bu devrimci ruh yok kitapta. Tanri arayışı, inanç ve inançsızlik arasındaki bocalayisi, hayal kirikliklarini, öfke ve intikam duygusu, baba oğul ilişkisinin duygusallığı da var,Katolik kilisesinin hegomanyasina verilen savaş da var. At sineği, malumunuz atlara dadanan,kandan beslenen bir parazit sinek. Ayrıca yüzsüz, yapışkan,kovsan da gitmeyen insanlar için de kullanılır Bir de Yunanlı filazof Sokrates'in meşhur savunmasında söylediği şu sözler vardır: "Ben Tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim’’ diyor ‘‘Ve bu devlet, koca cüssesi nedeniyle yavaş hareket edebilen ve canlanması gereken bir attır. Ben de
AtsineğiEthel Lilian Voynich · Yordam Edebiyat · 20202,317 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 13. kitabı
Öykü kitaplari okumayı sever misiniz? Benim çok tercihim değildir aslında. Kitaptaki olayların içinde, karakterlerle beraber uzun süre birlikte olmak isterim. Ayrıntılarda boğulmayı, ince ince düşünmeyi, hayal etmeyi severim.O nedenle ,elim hep kalın, tabiri caizse tuğla kitaplara gider Ancak bazen olur ki ,okuma veriminiz düşer, eskisi gibi kendinizi veremezsiniz ya da zor bir kitap okuyorsunuzdur. O zaman imdada öykü kitapları yetişir. Yani en azından benim öyle olur 30 öyküden oluşan bu kitabi okumayı,böyle bir zamanimda tercih ettim.Ancak... Öyle cok da oku- geç tarzı bir kitap değilmiş hani. Oldukça isyankar, karanlık, yazarın kendi deyimiyle "kirli bir ruhun yakalayabileceği sırları barındıran", insanın en içine, özüne hitap eden duygularla yuzlesmemizi sağlayan öyküler var içinde. Öykülerin karakterleri bazen eğitim sisteminin içinde kaybolan bir cocuk,bazen ötenazi isteyen bir adam,bazen son dileği çilekli süt içmek olan kanser hastası bir kadın, hatta bir yılan, bir ağaç, bir kedi olarak karşımıza çıkıyor. Ve her hikayede farklı bakış açısı, farklı mesajlar, farklı sırlar var. Biraz da bu yönden bakalım diyor yazar. Biraz da O konuşsun, O'nu dinleyelim diyor belki de Velhasıl kelâm, ben bu 100 sayfalık öykü kitabını sevdım. Eger siz de bu tarz kitapları okumayi, biraz da okurken düşünmeyi ,bazi duygularınızla yüzleşmeyi seviyorsanız, tavsiye ederim.
Kentin Gizemli HikayeleriHalil Demir · EDEBİYATİST YAYINEVİ · 202322 okunma

Serap Akman

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
2024 13. kitabı
Halil Demir
7.3/10 · 22 okunma

Serap Akman

, 2024 okuma hedefini ekledi.
2024 OKUMA HEDEFİ
16/75 kitap - %21 tamamlandı
16 kitap okudu
75 kitap
4.969 sayfa
7 inceleme
0 alıntı