Sarıklılarla feslilerin,medreselilerle mekteplilerin,mollarla muallimlerin,Eğitimle cahilliğin savaşı.......
Atatürk'ün Emile Zola'nin "Gerçek "kitabından etkilenerek, Reşat Nuri'den böyle bir kitap yazması rica ettiği söylenir.
İşte bu yüzden;kimilerince,ısmarlama bir kitap olduğu icin taraflı ve edebi açıdan yoksun bir tezli romandır.
Kimilerince ise ,yazıldığı dönemi,din istismarini, cahilliği,ikiyüzlülüğü, omurgasizliği,dönekliği, kraldan çok kralciligi, her devrin adamı olmayi cesurca ve en iyi şekilde anlatan bir basyapittir.
Ben,bu kitapta anlatılanların 100 yıl sonra bile hâlâ değişmediğini gördükçe bu kitabi çok begenenlerden oldum.
Kitap,Çalıkuşu romanı ile benziyor aslında.
Feride kız çocukları için mücadele ederken,Şahin Bey,erkek çocukları için.İkisi de öğretmen ve ortak düşmanları cahillik,yobazlık,din istismarcilari.
Dönemin yazarlarından farklı olarak Anadoluyu ve Anadolu insanin konu alıyor yazar.Dili biraz ağır ama yine de akıcı bir şekilde ilerliyor. Öyle aşk, meşk yok Calikusundaki gibi.
Şahin Bey,önce medreselerde eğitim göruyor.O zamanlar itikati tam.Zamanla sorgulamaya başlıyor. Bazi seylere körü körüne inanmayi redediyor. Sorular var kafasında.Ama bu sorulara yanıt bulamiyor.Ne medreselerdeki softalar, ne muderrisler umduğu gibi çıkıyor. Inanclarinda samimi gelmiyorlar.İcinde kirilmalar yaşıyor, itikati zayıflıyor.Medresedeki son senesinde Muallim okuluna geçiyor.
Sonra kendi isteği ile bir Anadolu köyüne atanıyor. Cehaletin,yobazligin en büyük düşmanı olarak bir yandan bunlarla mücadele ederken, bir yandan da Yunan işgali sonrası, kasabalilarin işgalcilere boyun egmesini hatta yaranmaya çalışmalarını görüyor.Bir iftira sonucu Yunanlilar tarafından sürülüyor. Aradan yıllar geçiyor. Savaş bitiyor,cumhuriyet ilan ediliyor, arka arkaya