Savaş Edebiyatı okumayı sever misiniz?
Ben severim.Çünkü tarih kitaplari daha cok neden-sonuc ve süreç üzerine odaklanırken, savaşın gerçek yüzünü ve insani yönünü, edebi eserlerde bulabiliyorum .
Gerek II.Dunya Savaşı gerekse Nazi Almanyasi ve Hitler ile birçok okumalar yaptım.
Ancak @salonyayinlari 'dan çıkan #Kurdun Sofrası kitabı,bana çok farklı bir bilgi ve gerçek ile geldi.
Osmanlı tarihinden bildiğimiz üzere çeşnicilik/cesnicibaşi;saray mutfağında hazırlanan yiyecekler padişaha sunulmadan önce hem lezzetli hem zehir testi yapmakla yükümlüydü.
Malumunuz Hitler de ,çoğu diktatör gibi paranoyak idi.Belki de haklıydı. Çünkü çok nefret edeni vardı.Ozellikle Ingilizlerin kendisini zehirleyebileceginden şüpheleniyordu.
Veee.Hitler için, bir nevi çeşnicilik yapması istenen on tane kadın bulundu.
Fuhrer'e hizmet edecek 10 tane ,üstün Alman ırkı genine sahip ,iyi Alman kadınları .
Görevleri,sadece yemek yemekti.Ustelik,savaş zamanı yokluğuna rağmen karınları iyi doyuyordu.
Ama neden bu kadar korkuyorlardi?Neden çoğu yemeklerini gözyaşı içinde yiyordu?
Ölüm riski desem..
Her yemeğin belki de Onların son öğünleri olacaktı desem...
Birbirlerinden farklı hikayesi olan bu kadınların tek ortak noktası Kurdun(Hitler) Sofrası ya da bir nevi Hitler'in midesine hizmet etmekti.
Kitabın ana karakteri Rosa. Asil adı Margot Woelk olan ve Hitlere çeşnicilik yapmış bir kadından ve O'nun anlattıklarından esinlenilmis.
Rosa'nin hikayesi ile başlayan bu kitapta, zamanla diğer kadınların hikayelerini, birbirleriyle kurdukları bağı, farklı bir aşk hikayesi ve sürpriz bir sonu gayet akıcı bir şekilde sıkılmadan okuyoruz.
Ben çok sevdim