Bu kitabın bir günde okunması gerektiğini düşünüyorum, 7 günde okuyunca zaten bölük pörçük olan anlatım iyice bölündü. Yani kitabın hakkını veremedim. Yıllar sonra ihtiyacım olduğu bir anda kitap zaten beni kendisi bulur diye düşünüyorum, o zaman bir gün içerisinde okurum.
İlk sayfalar o kadar aktı ve o kadar ben hissettirdi ki baya sürüklendim ama bir süre sonra dönüp dolaşıp hep aynı şeyleri anlatmaya başladı. Yalnızlık , depresyon , bunalım , doyumsuzluk hakkında kitap boyunca alıntılanacak bir sürü laf etti. Bazı sözleri çok içimi burktu , hislerime tercüman oldu. Bazı sözleri tutarsız geldi . Bazıları aşırı , fazla karamsar , fazla başıboş , serbest... Ama tek bir sıfata indiregeyecek olursam samimi geldi. Evet , okuduğum en samimi metinlerdendi. Yer yer karalama hissi veren bölük pörçük bir metin olmasına rağmen yazar çok ilgimi çekti , diğer kitaplarıyla devam etmek istiyorum .