Fransız psikolog Isabelle Filliozat ın çok sevdiğim bir sözü vardır;
"Kötü ebeveyn yoktur, geçmişte yaşadıklarından ötürü herkes hata yapar." Bizler hatalar yapan, hatalarını onarmak için çaba sarf eden, mükemmel ebeveyn olmanın değil yeterince iyi ebeveyn olmanın peşinde koşan, çocuğumuzun yüksek yararı için çalışan, çocuğumuzu büyütürken kendi yaralarımızı sarmayı, içimizdeki çocukla yüzleşmeyi ve onu iyileştirmeyi öğrenmiş, hem içimizdeki hem de yanımızdaki çocuğun elini tutmaya gayret eden harika ebeveynleriz.
Aristo' ya göre gençler; akla uygun olmayan adımlar aran, dürtülerini kontrol edemeyen ve turkularına yenik düşen, eleştirilmeyi kabul etmeyen yaratıklarken ayıı zamanda da cesur, iyimser ve başarı işteği olan bireylerdir. Sokrates'e göre gençler; körü davranışlara sahip olan, otoriteye saygı duymayan ve lüks düşkünü olan kişilerdir. Platon ise gençliğin bir tür ruhsal sarhoşluk dönemi olduğunu ifade etmiştir.'
"Ergenlik, evin içinde aniden çarpan kapı değil;
dışarı açılan bir penceredeki esintidir.
Kapı çarpar ama pencereden gelen o esinti hem sizin ciğerlerinize
hem de çocuğunuzunkine taze bir hava taşır."