Kutsal metinlerde gecen örtünme kelimesinin daha derin anlamlari olabilir mi diye dusundum.
Hayatı sadece "doğru ve yanlış"tan ibaret sanmak bir bilgisizliktir. Oysa hayat, "doğruyu güzellikle söyleme" sanatıdır. Kelimelerin etimolojisini, bir bakışın anlamını veya sükutun derinliğini bilmeyen biri; iletişim kurarken baltayla ormana girmiş gibi davranır. Şık bir elbise giydirmek, bir entelektüel ve ruhsal birikim gerektirir.
Karşıdakinin dünyasına dair bir bilgisizlik, kaba üslubun en büyük yakıtıdır. Onun acılarını, sınırlarını veya o anki ruh halini okuyamayan kişi, kelimelerini "çıplak" ve hoyratça fırlatır. Bu da doğal olarak ego çatışmalarını tetikler.
O "şık elbiseyi" dokumak için elimizdeki iplik bilgidir. Bilgi arttıkça, iplik incelir ve zarifleşir.
Bilgi azaldıkça, iplik kalınlaşır, sertleşir ve ortaya çıkan "kıyafet" (üslup) kişiyi rahatsız eder, cildini tahriş eder (egoyu yaralar).
Belki de bu yüzden kadim geleneklerde "edep", ilimden önce gelirdi. Çünkü edep, bilginin o zarif elbiseyi giymiş, ete kemiğe bürünmüş halidir.