Serenay

Serenay
@Serenay_
Arafın Kenarı
ben bu dünyaya büyük cümleler kurmaya gelmedim. bir yanlışlığın altına atılmış imza olarak geldim. çocukluğum, yanlış adrese bırakılmış bir mektup gibiydi. . ne zaman mutlu olmaya kalksam, bir yerlerden eski bir acı çıkıp geldi eteklerime yapıştı. ölmeyi çok düşündüm… ama ölüm de fazla ciddi bir iş gibi duruyordu. . ben o kadar ciddi biri değildim. sonra susmayı düşündüm… ama susmak da fazla bilgece bir duruş gibi geliyordu. . ben o kadar akıllı biri değildim. bir ara insanlığı anlamaya kalktım. bir kuyunun içine eğilip
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gönül muhabbeti, ten dokunuşundan çok daha öte bir ruhsal sarılıştır.
Tadı Kaçık Zindanlar
özgürlük kadar ölümü de düşündüm. ama sanıldığı gibi bir dinlenme, bir susma değil. daha çok yarım ya da noktasız bırakılmış bir cümle gibi anne. . ölmek dedikleri şey, bir anda olmuyor, insan parça parça gidiyor. biraz umut gidiyor önce sonra bir ses sonra bir yüz en sonunda isim geride sararmış bir resim kalıyor. . biliyor musun? ben ölümden korkmuyorum anne. korktuğum şey. bir gün haksızlıklara alışmak. bir gün kelepçeleri bileğimin parçası sanmak. bir gün karanlığa bakıp “ışık zaten yoktu” demek. .
Sayıların Utancı
Hayatı bir performans raporu sanıyoruz bugünlerde; sürekli üretmek, sürekli tüketmek, hep önde olmak. Durup bir gökyüzüne bakacak vaktimiz yok, bir çiçeğin açışını bekleyecek sabrımız da. Her şeyi rakamlarla ölçüyoruz; sadakati, emeği, hatta dökülen gözyaşlarını bile. . Oysa en kıymetli şeyler, sayıların diline tercüme edilemeyenlerdir. Bir yetimin sessizliği kaç hane eder? Ya da bir ihtiyarın pencere kenarına sığdırdığı bekleyişi? Her şeyin hızını biliyoruz; internetin, trenlerin, geçen günlerin, gezegenlerin, akan nehirlerin. Fakat kalbe düşen bir ayrılık yangınının, bütün bir ruhu hangi hızla küle çevirdiğini tahmin edemiyoruz. İnsanlar artık vitrinlerle tanımlıyor kendini; Her şeyi görünür kılmaya çalışıyor. Hangi markayı giydiğini, nerede yediğini, içtiğini. Etiketlerin parıltısı gurur kaynağı oluyor. Rakamlarla anlatıyor kendini; Sanal meydanlarda sahte gölgeler büyütüyor. Takipçi sayısıyla, Tıklanma sayısıyla, aldığı beğeniyle övünüyor. Bir ekranın ışığında parlayan rakamlar, dijital kalabalıklar arasında, insana kendi cüceliğini dev gösteriyor.
a ş k, yangının tam ortasında serinlemektir