Gerald Durell’in kendi hayatından yola çıkarak yazdığı bu romana bayıldım. Bu roman insanın içini sıcacık yapıyor.
Durell ailesi, İngiltere’nin havası onlara iyi gelmeyince Korfu adasına taşınmaya karar veriyorlar. Çok şahıslarına münhasır bir aile Durrell’ler. Gerek aile ilişkileri, verdikleri ani kararlar, bence çok mizahi ve bir o kadar da samimi. Evlerine misafir gelmesin diye küçük eve taşınmalar, sonra misafir gelsin diye büyük eve çıkmalar, annenin inanılmaz tatlılığı, okurken çok eğleneceğinize eminim.
Korfu adası, Gerald Durell için bir dönüm noktası olmalı. Otobiyografisinde doğabilimci ve hayvan bakıcısı olarak geçiyor. O zaman Gerry on yaşlarında. Korfu, tabii ki çocuğun inanılmaz merakı, annenin sonsuz sabrı ile Gerald Durell’e inanılmaz büyük bir laboratuvar görevi de görüyor. Kitabın isminden de anlayacağınız gibi bol bol adanın hayvanları ile ilgili maceralarını da okuyoruz.
Tabii bir de, deniz havası, Ege sadece Durell’lere değil bize de iyi geliyor okurken. Serinin ikinci ve üçüncü kitabı ile de devam ediyoruz. Ayrıca, eğer kitap okumada zorlandığınız bir dönemdeyseniz de, bir nefes, bir kahkaha olacaktır bu kitap. Okuyunuz…