Aydınlanma, beklenerek elde edilebilecek kolay bir ödül değildir. Bilâkis o, muazzam ahlâkî ve fikrî gayretleri içeren uzun bir çabanın sonunda mümkün olabilen birşeydir.
Hay bin Yakzan ekledi:
"Eğer seni aydınlatmak amacıyla söylediğim bu sözler, beni ona yakınlaştırmamış olsaydı, onunla ilgim, seninle bir çift söz etmemi bile engellerdi.
"İstersen arkamdan gel... Seni ona götüreyim...
bütün amacı mal toplamak, yemek içmek, cinsel isteklerini doyurmak, içindeki kin ve nefreti başkalarını ezerek yatıştırmak, mevki ve makam isteğinde bulunmak, öğretinin buyurduğu yükümlülükleri insanları aldatmak için yerine getirmek gibi aşağılık ve değersiz şeylerden öte gitmeyen insandan daha çok ziyanda olan kimse düşünülebilir mi?