O, farklılığını ancak anlayacağına inandığı, değecek insanlara gösteren, vitrinini ancak kaliteli ve gerçek müşterileri için açan zengin bir ruh dükkânının titiz sahibesiydi.
Çok gençken herkesi, her şeyi, hatta dünyayı değiştirebileceğizi sanırız. Nasılsa hiç yaşlanmayacak, hiç ölmeyecek ve sonsuza ulaşacağızdır. Oysa duvarda tek bir tuğla olduğumuzu ve ancak 'iyi bir tuğla' olmayı başarmakla yükümlü olduğumuzu görürüz bir gün...
Kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden ciddi ilişkilere girmek, bir insanın hem kendine, hem karşındakine yapabileceği en büyük haksızlıktır! Çünkü ne istemediğini bilmek çok kolay, fakat ne istediğini bilmek çok güçtür.