Kendini keşfetme yolculuğu bu soruyla başlar.
Birçok şey yapıyoruz ama kaçını gerçekten istediğimiz için yapıyoruz? Hayat bir sınavsa, önce hazırlanmamız gerekmez mi? Okulda yapılan bir sınavı düşünelim. Başarılı olmanın öncülü, o konuya mesai harcamak değil midir, ona çalışmak değil midir? Peki ya "hayatı yaşama sınavı"? Ona hazırlanmadan nasıl başarılı olmayı bekliyoruz? Öncelikle ona mesai harcayıp çalışmalıyız, değil mi? Yaşamayı bilmeden nasıl yaşayacağız ya da nasıl başarılı olacağız? Bu sebeple hayatımızın bir kısmında hiçbir şey yapmamalı ve kendi iç yolculuğumuza odaklanmalıyız. Bu, bir nevi sınava çalışma sürecidir. Bir üniversite sınavına ya da bir meslek sınavına dahi en az bir yılımızı vererek başarı beklerken, hayat sınavına hiçbir mesai vermeden nasıl başarılı olmayı bekliyoruz?
Nasıl bir sınava çalışmadan girmek o sınavda yalpalamamıza sebep olursa, hayatla ilgili aldığımız yenilgiler de bundan kaynaklıdır. Yaşamayı bilmeyiz, çünkü yeterince çalışmamışızdır. Hangimiz hayatının belli bir sürecini hiçbir şeyle meşgul olmadan, yalnızca içsel duygu ve düşüncelerine odaklanarak geçiriyor? Neredeyse hiçbirimiz. O yüzden hepimiz çoğu zaman mağlubuz.
Önce öğrenip sonra yaşamalıyız, yoksa başarılı olamayacağız. Emin olun, değerini ve ne istediğinizi bilerek geçirdiğiniz bir an bile hayatınızın geri kalanına yeter. Ölümden önce ölümsüz olmak için kendimizi gerçekleştirmeliyiz; bu, hayatımızın son anına tekabül etse bile...