Deniz, 7 çocuklu fakir bir ailenin ortanca kızı. Okuma çağı geldiğinde ailesi tarafından yetimhaneye veriliyor. Ailesinde göremediği sevgi ve hoşgörüyü yetimhane müdürü ve anne dedikleri yetimhane görevlisinden görüyor. Müdürün tayini çıkınca yetimhane çekilmez bir hal alıyor. Deniz, yetimhaneden kaçıp önce köye ninesine sonra da ailesinin yanına dönüyor. Fakir olan Ailesi, Deniz'in yokluğuna alıştığından mıdır yoksa eve bir boğaz daha geldiği için rızıkları bölündüğünden midir bilinmez bir türlü alışamadılar. Ailesinde, kardeşi Ela dışındaki bütün çocuklar Deniz'i zorbalıyorlar. Ela, halasına evlatlık verilince Deniz'i ailesine bağlayan yegane bağ da kopmuş oluyor. O da yanaşma olarak ünlü bir eleştirmen olan Remi Işıksoy'un giriyor. Hikaye bundan sonra sonra başlıyor.
Bir yanaşma, evlatlık verilen bir kardeş ve bu kardeşten olan bir yeğen. Biri geçmişine öfke kusarken diğeri kabullenmiş bir diğeri ise tamamen anı yaşayıp önüne bakıyor.
Kitap sizi içine çekiyor. İstanbul'un sokaklarında, sahilinde ve köprü altlarında yatırıyor. Zamanın mahalle kültürünü iliklerinize kadar işletiyor. Kitabı elinizden bıraktığınızda şu anki zamana geçmek biraz zaman alabiliyor.
Kesinlikle yatırım tavsiyesidir.