Bundan sonra, bir zamanlar olduğu gibi birbirimize yakın olamayacağız, birimiz ötekinin ne yaptığını, niçin yaptığını tam olarak bilemeyecek. Sık sık kınayacağız birbirimizi, haksız yere suçlayacağız, yan sokaklara sapıp, birbirimizi yitireceğiz labirentin içinde. Yakınlaşsak da, anlatılmadık, anlaşılmadık şeyler kalacak aramızda. Kuşku, güvensizlik kalacak.
Biz dostluğun, inancın gerekli olduğu anda, önemsiz bir ayrıntıya takılıp önemliyi gargaraya getiririz hep, diye dünüşünyordu. O günlerde Doğan, çok düşünüyordu, ama sadece düşünüyordu.