Yükselen bir bürokrasi, toplumsal inisiyatifin zayıflaması, sınıfın kemikleşmesi, bilimsel merakın engellenmesi... Ve bunlara benzer daha binlerce etken bu çöküşe hız kazandıacaktır.
Uygarlık bireye özgürlük verip bir kaplan gibi onu vahşileştirdikten sonra, bu vahşiliği kafese tıkıyor ve dünyanın huzurunu koruyor. Oysa gerçek huzur bu değil. Bu sadece hayvanat bahçesindeki bir kaplanının ziyaretçilerine bakarken boylu boyunca yatmasına benzer bir huzur. Demir parmaklıkların biri bile kopsa dünya karmakarışık bir yer olur.
Dağ patikasını tırmanırken şöyle düşündüm: Sadece aklın istikemetinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.
Dağ patikasını tırmanırken şöyle düşündüm. Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.