Sağdan, soldan toparlanmış birkaç sözcükle hayatı ve hayatlarını sorgulamaları yine de taktire şayan bir durum. Yalnız tek hataları var bu tip insanların. En yakınlarında duran bilgi hazinesini bir türlü açmazlar, bu gönüldür. Bu doğaya sunulacak aşktır. Aşktan kaçanlar yeryüzünün en sefil hastalığına yakalanırlar.
Şimdi bir yolculuğa çıkılacak, bir yolculuk anlatılacak. O zaman göreceğiz hayat dediğimiz, içinde savrulduğumuz, kaybolup gittiğimiz bu muammalı tantana bize ne vermek istiyor, yaşadığımız, bir heves mi? Yoksa yaradılışın doğasında bulunan mistik bir öğreti mi, yürekleri koparan, gönülleri zımbalayan, kalplerdeki karanlığı yok eden bir güç mü?
Ve bu anda, kalbi bir şahan gibi göklere salıp
ve pırıltılar görüp
ve çok uzak
çok uzak bir yerlere çağıran sesler duyarak
bir müthiş ve mukaddes mâcerada
ön safta
en ön safta
şahlanıp ölesi geliyordu insanın.