Süreyya

Süreyya
@Seroca12
Sadece Çizerken ve okurken uzaklaşıyorum şu saçma düzenden..
Affetmek, iyileşmenin tek yoludur. Affetmeyi seçmek kendimize şefkat duymak demektir. İçimizde birikmiş tepki ve kızgınlıklara “Yeter! Bana kötülük yapan Yargıcın işine son veriyorum. Artık kendimi cezalandırmaya ve incitmeye son veriyorum. Artık Kurban olmayacağım” diyebiliriz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bağımlılıklar güçlü olduğu için onlardan kurtulmak da zordur. Şu andaki mutsuz yaşamımıza da bağımlıyız. Kızgınlığa, kıskançlığa, kendimize acımaya bağımlıyız. “Yeterli değilim. Yeterince zeki değilim. Neden çaba göstereyim ki? Başkaları yapabilir ama ben yapamam. Çünkü onlar benden daha iyi” türünden inançlara bağımlıyız.
Yaşarken cennete ulaşabiliriz. Ölmeyi beklememiz gerekmiyor. Tanrı daima anda yaşar ve cennet her yerdedir. Cenneti görebilmek için önce, gerçeği gören ve duyan gözlere ve kulaklara sahip olmamız gerekiyor. Gözlerin ve kulakların açılması için parazitten özgürleşmemiz gerekiyor.
Farkındalık daima ilk basamaktır. Çünkü farkında olmadığınız bir şeyi değiştiremezsiniz. Zihninizin yaralarla ve duygusal zehirle dolu olduğunun farkında olmazsınız, yaraları temizlemeye ve iyileştirmeye de başlayamazsınız, acı çekmeye devam edersiniz.
Biz hala çocuğuz ama özgürlüğümüzü yitirmiş bir çocuğuz.!! Aradığımız özgürlük. Kendimiz olma özgürlüğü, kendimizi ifade edebilme özgürlüğüdür. Ama yaşamımızda yaptığımız şeylere baktığımızda çoğu yaptığımız şeylerin başkalarını memnun etmek, kabul ve onay görmek için olduğunu görürüz. Kendimizi memnun etmek için ise çok az şey yaparız. Özgürlüğümüzün başına gelen işte budur