Ne çok insan vardı trafikte! Birbirinden kopuk, diğerlerinin neler yaşadığından habersiz ne çok insan vardı. Çeşitli amaçlar peşinde, çeşitli kaygılarla akıp gidiyordu hayat. Ama kimse kimsenin hikâyesini bilmiyordu.
"Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kiminin ki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!"
Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.
İradesiz insanlar, psikolojik cüceler haline dönüşerek kendi evreninde kuyrukları bacakları arasında sıkışmış, suçluluk duygularının ağırlığı altında belleri bükülmüş ve kendi yarattıkları hayaletlerden ölümüne korkarak dolaşırlar. Bu duruma indirgenen insanın, artık suçlamak, şikâyet etmek ve bahaneler bulup kendisine acımaktan başka yapabileceği hiçbir şey yoktur.