Gecenin Duası
Ya Rab, şimdi şu an, şu dar anda, zihnimizin içi kalabalıkken, kalbimizin kapısı aralıkken, Sen bizi kendimize bırakma.
Bazen düşünce bir rüzgâr gibi esiyor, biz savruluyoruz. Bazen bir cümle takılıyor içimize, gün boyu taş gibi ağırlaşıyor. Bazen de hiçbir şey olmuyor gibi, ama içimiz içimize sığmıyor. Ya Rab, işte o taşın altına rahmetini koy. O rüzgârın yönüne lütfunu koy. Bizim adımızı Senin huzurunda hafiflet.
Allahım, sükûtu bize ver, ama boşluk diye değil. Sükûtu, Seninle dolu bir yer diye ver. Susmak diye değil, Sana yaklaşmak diye ver. Dil susunca içimiz konuşuyor, içimiz susunca kalbimiz ağlıyor. Kalbimiz ağlayınca da Senin kapına dayanıyor. Kapını kapalı bilmeyelim. Kapını uzak sanmayalım.
Bize öyle bir zikir nasip et ki, dilimiz dönmese bile kalbimiz dönsün. Öyle bir hatırlayış ver ki, sayıdan önce niyetimiz arınsın. Öyle bir devam ver ki, az olsun ama bırakılmasın. Bir gün çok zikir yapıp ertesi gün kopmak değil, her gün bir damla olsun, ama o damla Senin adınla aksın.
Ya Rab, vesvese geldiğinde, onu büyütmeyelim. Onunla kavga ederken kendimizi yaralamayalım. Bize bir yön öğret. İçimizden bir isim geçsin, kalbimiz o isme yaslansın.
Kalbimize edep ver Allahım. Zikri bir gösterişe çevirmeyelim. Zikri bir yarışa çevirmeyelim. Zikri bir yük gibi taşımayalım. Zikri bir sığınak gibi bulalım. Kalbimizin içinde küçük bir köşe olsun, kimse bilmesin, ama Sen bil. Oraya sükût indir. Oraya rahmet indir. Oraya ferahlık indir.
Ya Rab, gecenin ortasında uyananlara, sabahın başında içi sıkışanlara, kalabalıkta boğulanlara, yalnızlıkta dağılanlara, bir nefeslik kolaylık ver. Bir kelime ver. Bir ismin gölgesini ver. Dilimizde hafif, mizanda ağır olanı ver. Bize küçük bir kapı ver, biz her gün usulca tıklatalım. Açılması bize değil, Sana ait olsun.
Allahım,