İşte böyle yaşamalıydı insan- umursamadan, aldırmadan, kendini koy vererek. ... Kendini salıvereceksin, hayatın gelgitleriyle mücadele etmeyeceksin, hayatı geldiği gibi yaşayacaksın - yapılması gereken buydu işte. Yanlış olan bu gerginlikti. Yaşamak - yaşamak! Kendi güzelliğiyle alay edercesine güneş ışığının keyfini çıkaran bu mükemmel sabah usulca fısıldıyor gibiydi: “Neden olmasın?”
Sayfa 17 - Can Yayinlari- Kisa Modern/6·Kitabı okudu
Cok keyifli bir okuma oldu. Yeni zelanda da sayfiye yerinde kalan bir ailenin hayatindan bir gunu cok akici bir sekilde anlatmis yazar. Katherine MansfieldKoyda
“....Bu varlıklar Than Nehri’nin suları gibiydi, anlaşılmazlardı. Yaptıklarını hatırlamıyorum, çünkü sadece o anda mevcutlardı. Yüzlerini hayal meyal anımsıyorum, çünkü ağaçlardaki küçük maymunlarınkine benziyorlardı. Adlarını çok iyi hatırlıyorum, çünkü nehrin adıyla kafiyeliydi. Geçmişe ait bu varlıkların adı İnsan’dı.”
Korktuğum ya da iğrendiğim şeyin tam olarak ne olduğunu tarif edemiyordum ama havada kutsanmamış zamanları, çirkin münasebetsizlikleri ve unutulması gereken sırları hatırlatan bir şey vardı