Ipek eker

İlahi korku insana özgüdür, hayvan bu korkuyu bilmez. Zeka, bu ilahi korkuda sönüklüğünü ama aynı zamanda da kendisinin kanıtını bulur.
Sayfa 286 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Basım·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir avı parçalamakta denizden daha vahşi bir hayvan bulunamazdı. Suyun pençeleri vardır. Rüzgar ısırır; dalga parçalar. Deniz kazası hem bir söküp alma hem de bir ezip geçmedir. Okyanusun darbesi aslanın pençesine benzer.
Sayfa 228 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Basım·Kitabı okudu
Edebiyat
Yalan söylemek ıstırap çekmektir. İkiyüzlü hem hasta ruhlu hem sabırlıdır; bir zaferi hesaplar, bir işkenceye katlanır.
Sayfa 187 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Basım·Kitabı okudu
Edebiyat
Gece bastırıyordu. Durande baştan suya gömülüyordu. İç organlarına boğanın boynuzu saplanmış at gibiydi. Ölmüştü.
Sayfa 181 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Basım·Kitabı okudu
Edebiyat
 Kader her gün küfesini oraya boşaltıyordu. isteyen giriyor, uyuyabilen uyuyor, cesaret eden konuşuyordu. Çünkü burası fısıltının mekanıydı. Yığın haline gelmekte acele ediyorlardı. Karanlıkta yitip gitmeyeceklerdi ama kendilerini uykuda unutmaya gayret edeceklerdi. Herkes ölümden alabileceğini alıyordu.
Sayfa 135 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Basım·Kitabı okudu
Edebiyat