İnsanları doğanın gerçekleri olarak görün. Tıpkı çiçekler ya da kayalar gibi çok çeşitlidirler. Aptallar, azizler, sosyopatlar, egomanyaklar, soylu savaşçılar, duyarlılar ve duyarsızlar vardır. Hepsi sosyal ekolojimizde bir rol oynar. Bu, bize yakın olan ya da etki alanımız içinde bulunanların zararlı davranışlarını değiştirmeye çalışmayacağımız anlamına gelmiyor, ama insan doğasını yeniden tasarlayamayız ve bu konuda başarılı olsak bile, sonuç öncesinden çok daha kötü olabilir. Çeşitliliği ve insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmelisiniz. Onların sizden farklı olmaları egonuza ya da özdeğerinize bir meydan okuma değildir, hoş karşılanıp kucaklanması gereken bir şeydir.
Beni sürekli tatbikatlara sokması kadar belki de annemin gerçek karakterini ortaya koyan başka bir şey yoktur. Genç kızken mahalledeki bir evin tamamen yanıp kül olmasına tanık olmuş. İçeride bulunanlardan bir kişi ölmüş. Annem bu yüzden sık sık karyolamın demirine ip bağlar ve bunu kullanarak ikinci kattaki penceremden aşağı tırmanmamı isterdi. Bu sırada saat tutardı. Bunu gören komşular ne düşünürdü acaba? Ben ne düşünmeliydim? Büyük olasılıkla şunu: Hayat tehlikelidir. Ve de şunu: Her zaman hazırlıklı olmalıyız.
Bir de şunu: Annem beni seviyor.