“…her kitap biraz insan gibidir. İçinde bağımsız, canlı ve trajik biçimde tekil bir hakikat parçası taşır; hakikatin bir versiyonudur, ortaya çıkması, kendini göstermesi ve bizim de artık bütünüyle kavranmış bir bilginin huzuruyla yaşamamıza izin vermesi için hakikate karşı yöneltilmiş kahramanca bir meydan okumadır.”
Bir insan doğum ve ölüm denen iki büyük yalnızlık arasında hiç yalnız kalmamışlardan değilse, içinde bir türlü ses olup dağılamayan bir çığlığı taşımışsa, bir anı ya da bir hayal için hayatını yakabilir. Böyle bir insan yüreğinde kurduğu bir mahallede, herkesten gizli, uğrunda hayatını yaktığı şeyle yaşayabilir.