Hayat denilen şey aslında eziyetli bir tuzak. Düşünen insan, olgunluğa erişip tam olarak bilinçlendiğinde, ister istemez kaçışı olmayan bir tuzak içinde sıkışıp kaldığını hisseder. Şans eseri oluşan koşullar sonrasında, seçim hakkı olmadan, hiç yoktan hayata davet edilmiştir... Ne için? Varoluşun anlamını ve amacını bulmaya çalışırken kimse bir şey söylemez ya da saçmalıktan başka birşey duyamaz. Kapıyı çalar ama cevap alamaz. Sonra da ölüm gelir, onun seçimi olmadan..