Her yerde,yeryüzünün dört bir yöresinde,birbirlerinin varlığından habersiz,aralarına nefret ve yalan duvarları girmiş,ama yine de birbirinin aynı olan;düşünmeyi hiçbir zaman öğrenmedikleri halde,bir gün dünyayı alt üst edebilecek gücü yüreklerinde,içlerinde,kaslarında biriktirmekte olan yüz milyonlarca insan yaşıyordu.
Tüm eski oligarşiler ya katılaştığı ya da yumuşadığı için yıkılmıştır.Ya pusulayı şaşırıp kibre kapıldıkları,değişen koşullara ayak uyduramadıkları için devrilmişlerdir ya da gevşeyip ürkekleştikleri,zor kullanmaları gerektiğinde ödünler verdikleri için.Demek ya bilinçlikten ya da bilinçsizlikten yıkılmışlardır.
Oligarşik yönetimin özü babadan oğula geçmesi değil,ölülerin yaşayanlara dayattığı belirli bir dünya görüşü ve belirli bir yaşam biçiminin sürdürülmesinde diretilmesidir.Yönetici kesim,ardıllarını ortaya koyabildiği sürece yönetici kesimdir.Parti,soyunu değil,kendisini sürdürmekle ilgilenir.İktidarı kimin elinde tuttuğu önemli değildir,yeter ki hiyerarşik yapı hep aynı kalsın.
Egemen kesimin iktidardan düşmesinin yalnızca dört yolu vardır.Ya bir dış güç tarafından alt edilecektir,ya ülkeyi yönetmekte kitlelerin baş kaldırmasına yol açacak kadar yetersiz kalacaktır,ya güçlü ve hoşnutsuz bir Orta kesimin doğmasına engel olamayacaktır ya da kendine olan güvenini ve yönetime olan isteğini yitirecektir.Bu nedenlerin hiçbiri tek başına işlemez,dördü de şu ya da bu ölçüde bir arada etki eder.Kendini bunların hepsine karşı koruyabilen bir egemen sınıf sürekli iktidarda kalabilir.Önünde sonunda,belirleyici etken,egemen sınıfın zihinsel eğilimidir.