"Yerleşik düzenin dikte ettiği, herkesin de karşılıklı olarak kabullendiği tutum ve davranış sınırlarının içinde kalmak istiyoruz. Bizi nihai bağımsızlığa götürecek adımı atmaya cesaret edemiyor, kendi içimizdeki sese kulak vermekten çekiniyoruz. Öyle yaptığımız zaman genellikle deli deniyor çünkü. Bize deli denmesini istemiyoruz."
"Dil giderek bir bilgisayar dilinin basit biçimine dönüşüyor. Konuşulan dil giderek gerek insan gerek makine tarafından uygulanabilecek bir dizi talimat haline geliyor...
Sözcükler,bu anlamda, emperyalizmin yeni ele geçirdiği toprakların üzerine diktiği fetih bayraklarından farksız."
"Çocuk, doğduğu andan itibaren düzenin dilini kullanmakta ne kadar eğitilirse yaşamla olan ilişkisinde kendisini kıskıvrak bağlayacak bir "deli gömleği" sırtına o ölçüde yapışacak demektir."