Sevdabrn

Sevdabrn
@SevdaBarann
Ve kırar, göğsüne bastırırken sevdiği şeyi.. Louis Aragon
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mutlu Aşk Yoktur_ Louis Aragon
... Yaşamayı öğrenmek bizimçin geçti çoktan Ağlasın gece içinde kalplerimiz yan yana En küçük şarkıyı mutsuzluktur kurtaran Her ürperiş borçlu baştan bir hayıflanmaya Ve her kitar havası beslenir bir hıçkırıkla Mutlu aşk yok ki dünyada Acılara batmamış bir aşk söyle bana Yıkmamış kıymamış olsun bir aşk söyle Bir aşk söyle sarartıp soldurmamış ama İnan ki senden artık değil yurt sevgisi de Bir aşk yok ki paydos demiş göz yaşlarına Mutlu aşk yok ki dünyada Ama şu aşk ikimizin öyle de olsa.
Freud’un kızı Anna' ya yazdığı bir mektuptan..
“Sevgili Anna, en güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. Fizik kurallarına göre; sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. Yani bunun güçsüzlükle alakası yok."
Kalemimden iyi ve kötü ..
Sözlük anlamı olarak "iyi": uygun istenilen nitelikte olan. "kötü": düşük nitelikli istenildiği gibi olmayan demek. Dinimiz İslam ve bütün semavi dinler iyi olmayı buyuruyor. "Ahlaklı, iffetli, dürüst, merhametli, haram yemeyen, yalan söylemeyen .." Varlığına şükürler sunduğumuz, inanmazsak ruhumuzun bir girdapta yiteceğini bildiğimiz Yüce Rabbimiz Bakara 44. ayette " Siz insanlara iyiliği emrederken kendinizi unutuyor musunuz?" diye soruyor. Yani " iyi ol iyiliğe davet ederken" diyor.Peki biz insanlar yaratılanların en yücesi yeri ve göğü bizler adına var etmişken ne kadar "iyi" olabiliyoruz iyiliği savunurken?Merhametlilerin en merhametlisi olan "el Gaffar" sıfatının sahibinden korktuğumuz için mi yoksa gerçekten "iyi olma" gayesini yüreğimizde taşıdığımız için mi "iyi" oluyoruz, iyi kalmaya gayret ediyoruz? Her gün 5 vakit ezan dinlerken eşini söven ve hatta döven, kapalı perdeler ardında "ben iffetliyim" diye böbürlenerek günahların en büyüğü olan "gıybeti" yapınca iyi kalabiliyor muyuz? Yetim bir çocuğun başını okşadığı için Allah'ın cennetine layık gördüğü kullar varken her gün ticaret yaparcasına malın niteliğine değil niceliğine güvenerek asla gerçek yürek temizliği ile yapılmayan ibadetlerle, "şu insan çok iyi" densin diye yapılan samimiyetsiz iyiliklerimize mi güveniyoruz?"El-Basîr" olan "gizli açık her şeyi en iyi gören" yüce Rabbin görünenin ardındaki asıl niyetlerimizi bildiğini unutuyoruz. Bir başkasının acısıyla mutlu olmanın Allah'ın " iyi" tanımıyla çeliştiğini, mazlumun hakkını gözetemeyince de iyi olamayacağımızı unutuyoruz. Sırf güçlülerin "iyi" tanımına uymak adına zayıf olan insanların hakkına giriyoruz. Halbuki en büyük yargıç "insan vijdanı"dır. Güçlünün "iyi" tanımı değil. Ama ne yazıkki insan vicdanının harekete geçmesi için de