Biz kadınlar sevinçlerinde yalnızız, korkularında, kıvançlarında yalnızız. Ama en çok da acılarında. Hiç anlaşılmadan ölen Nilgün Marmara, huzuru upuzun pardesüsünde bulan bir dönem Allah ile samimi olan Didem Madak, " şair" sözcüğünün sadece erkek cinsine atfedilmesinden muzdarip olan ve " Neden 'kadın şair' neden 'şair' demek yetmiyor?" diye soran Canım Füruğ Ferruhzad... Hepsi acılarında yalnızdı. Virginia Woolf da en yalnızlarından.. Kadın ve Edebiyat ilişkisini, toplumun kadına yüklediği prangaların onun düşünsel yaşamını ne derece etkilediğini hem psikolojik tahliller hem de edebi bir dille yansıtmış. Okurken kadın olmanın onurunu ve bütün "rağmen"lere inat nasıl var olabildiğini iliklerime kadar hissettim. Var olun Didem, Slavia, Virginia, Füruğ, Nilgün ve daha niceleri.. Bir ışık huzmesi gibi sızıyorsunuz kör karanlığıma..